Kıbrıs - KKTC - Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti  
Geri git   Kıbrıs - KKTC - Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti > Genel Konular > Kıbrıs'tan Haberler

Kibrisda.com


Cevapla
Seçenekler
 
LinkBack Share Stil
Alt 07-02-2010, 12:27 PM   #1 (permalink)
Administrator
 
Üyelik tarihi: Jan 2010
Mesajlar: 473
Standart Başbakan, ‘istikrarlı, kalkınan bir kktc için’ dedi



Başbakan İrsen Küçük, ekonomik tedbirlerin ortaya bir zorunluluk çıkarsa başvurulan öğeler olduğuna işaret ederek, hükümetin temel hedefinin kamu maliyesinin sıkıntılarının aşılması ve istikrarlı, kalkınan bir KKTC olduğunu söyledi. Küçük alınan kararlara dair detaylı bilgi verdi.

Dünyanın hükümetlerin durduk yere ekonomik önlemler almadığını çünkü belirli kesimlerin tepkisine yol açmak istemediklerini belirten Küçük, “Şaşmaz amacımız KKTC halkının yaşam kalitesini yükseltmek, refahını arttırmaktır... Şu sıralar bir takım zorluklar olabilir ama kimse merak etmemesin” dedi. Başbakan Küçük, Ulusal Birlik Partisi hükümetinin bir kez daha CTP’nin bıraktığı yıkımı ortadan kaldırarak tıpkı 2002-2003 yıllarında olduğu gibi ülkeyi yüksek kalkınma hızına ulaştıracağını belirtti. Başbakan İrsen Küçük, dün saat 17.30’da hükümetin almakta olduğu ekonomik önlemler ve KTHY ile ilgili son gelişmelerle hakkında basın toplantısı düzenledi. Başbakanlık’ta gerçekleştirilen toplantıda, Maliye Bakanı Ersin, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Zorlu Töre, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Ersan Saner, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Türkay Tokel, Ekonomi ve Enerji Bakanı Sunat Atun ile Turizm ve Çevre Bakanı Kemal Dürüst de hazır bulundu.

Diğer ülkeler

Başbakan İrsen Küçük, 2007 yılının sonunda başlayan ekonomik krizin 2008’de doruğa çıktığını, 2009 yılını etkilediğini, 2010 yılında ise etkisini sürdürdüğünü vurgulayarak, “ABD gibi dev bir ekonomi sarsılmış tüm dünya ülkeleri bundan şu veya bu oranda etkilenmiştir. Etkilenenler arasında AB ülkeleri de vardır” diye konuştu. Küçük, diğer ülkelerin ekonomik kriz nedeniyle aldığı tedbirleri anımsattı ve örnekler verdi. Küçük, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin bin kişiyi kamudan çıkararak 25 milyon Euro tasarruf yapmayı planladığını; şirketlerin gelirlerine 1 puan artış yapılarak sosyal dayanışma vergisi konulmakta olduğunu; taşınmaz mal vergilerinin artırıldığını anlattı.
Ülkede durum

Başbakan Küçük, ülkede gelinen aşamayla ilgili tespitlerini şöyle aktardı:
“KKTC ekonomisi -%3,4 oranında bir daralma ile 2008 yılından itibaren küçülmeye başlamış, 2009 yılında ise % 6 civarlarında bir oranla küçülmeye devam etmiştir. Buna paralel olarak kişi başına düşen gayrı safi milli hâsıla da 2007 yılından itibaren gerilemeye başlamıştır. Tüm bunlarla birlikte 2008 yılından itibaren bütçe gelirleri ekonomik daralmaya kıyasla daha büyük ölçüde gerilemiştir. 2009 yılından itibaren küresel krizle birleşen iç ekonomik sorunların etkisi de hissedilir şekilde artmaya başlamıştır. Daralan ekonomik ortamı rahatlatmak adına hükümetimiz, son 1 yıl içerisinde reel sektör odaklı projelere büyük önem vermiştir. Bu kapsamda KOBİ finansman destek programları dâhilinde tam 24 milyon TL tutarında bir kaynak esnafımızın kullanımına verilmiştir. Ekonomimizin rekabet gücünün artırılmasına ilişkin olarak da perakende ürünlerin KDV oranlarında düzenlemeler yapılmış, ara mamullerin üzerindeki Stopaj uygulaması ise kaldırılarak piyasaların ucuzlatılması hedeflenmiştir. Dış satım yolu ile döviz gelirlerine büyük önem veren hükümetimiz, sanayicilerimizin yurt dışı pazarlar bulmasında ve var olan pazarların geliştirilmesine yönelik uygulamalar başlatmış ve geliştirmeye de devam etmiştir.”

Olumsuz koşullarda devraldıkları ekonomiye ilişkin gerek mali gerekse ekonomik alanda talep yönlü yapılan hamleler neticesinde Ekim 2009’dan itibaren ithalat ve ihracat değerlerinin istikrarlı bir şekilde artmaya başladığını dile getiren Küçük, Nisan 2010 tarihli ithalat verilerinin, bir önceki yıla göre % 18 artarken, ihracat verilerinin ise yine bir önceki yılın aynı ayına göre tam % 74 oranında bir artış gösterdiğini anlattı.

Reel sektör ve kamu maliyesi

Başbakan Küçük, konuşmasına şöyle devam etti:

“Nisan 2010 ihracat rakamlarımız, son 4 yılın en yüksek düzeyine ulaşmıştır. Varılan bu sonuçlar, istikrarlı bir ekonomi yönetiminin sonucudur. Reel sektör odaklı büyüme programını daha da geliştirmekte olan hükümetimiz, yeni projeler ve yeni uygulamalarla reel sektör yatırımlarının artmasını, iş yapabilirlik ortamının iyileştirilmesini ve işletmelerimizin gerek mali gerekse diğer destek programları ile daha da güçlendirilmesini hedeflemektedir. Ancak reel sektörde yaşanan gelişmeler ve mevcut gelişime ilişkin olarak belirlenmiş daha yüksek hedeflere ulaşılması; ülke ekonomimizin iyileştirilmesine, verimliliğin artırılmasına ve refah düzeyinin tüm kesimler için eşit bir şekilde artırılmasına tek başına yeterli değildir. 2007 yılında kamu mali dengesi olağanüstü şekilde bozulmuş ve kamu harcamaları kamu gelirlerinin birkaç kat üzerine çıkmasına neden olmuştur. Kamu maliyesi dengesinin önemli bir şekilde bozulması sonucunda, 2007 yılından itibaren bütçe açıkları katlanarak artmaya başlamış, kamu yatırım harcamaları için bütçeden ayrılabilen pay erimiş, dolayısıyla ekonominin büyümesi, katma değer derinliği sağlanması ve istihdam yaratılması imkansız hale gelmiştir. Küresel ekonomik krizin etkisinin azaltılması, durağan bir ekonomik dönemden, ekonomik büyüme sağlandığı bir döneme geçişin sağlıklı bir şekilde sağlanabilmesi ve halkımızın refah seviyesinin yükseltilmesi için yukarda sayılan bağlamda kamu mali dengesinin sağlanması hayati önem taşımaktadır. Kamu sektörünün %30’un üzerindeki payı ile ülkemiz Gayrı Safi Yurt İçi Hâsılası içerisindeki en büyük paya sahip olması nedeniyle sürdürülebilir, yani kendi kendine yeter hale gelmesi, ekonomimizde istikrarın sağlanması adına büyük önem taşımaktadır. Kamu yatırım harcamalarına ayrılan payın yükseltilmesi, ekonomimizde yeni istihdam alanlarının artırılması, fiziki sermaye stokunun pozitif yönde değişmesine, üretimin artırılmasına ve dolaylı olarak da etkinlik ve verimliliğe yaptığı tesirle katkısı uzun yıllar sürebilecek bir unsurdur. Bu nedenle cari harcamaların sabit hale getirilmesi, ve kamu yatırım harcamalarına ayrılan payın artırılması göz önünde bulundurulduğunda, tasarruf önlemleri ve istikrar tedbirlerinin ekonomimizin düzelmesi için kaçınılmaz olduğu gerçeği de meydana çıkmaktadır.”

“Yaranın tedavisine geçildi”

Ülkede bütçe büyüklüğünün yaklaşık 2.6 trilyon olduğunu ifade eden Küçük, “Bu bütçede açıklarımız var. Bütçe yasamıza göre bu açık yaklaşık 151 milyondur. Bu rakam geçmiş yıllardan sarkan yükümlülüklerle birlikte yaklaşık 250 milyona ulaşmaktadır” dedi. Başbakan Küçük, açığı kapama ve gelecek yıllarda devamını önleme gerektiğini vurgulayarak, “Bunun için ya bir yerden kaynak bulacaksınız, ya gelirinizi artıracaksınız ya da tasarrufa başvuracaksınız” diye konuştu. Bir yılı aşkın süredir görevde bulunan UBP hükümetinin çok ağır bir fatura karşısında bulmasına rağmen tasarruf tedbirleri ile yaranın büyümesini önlediğini dile getiren Küçük, şimdi de yaranın tedavisine geçildiğini kaydetti.

Tedbirler ve gerekçeleri

Başbakan İrsen Küçük, aldıkları önlemlerin mali ve ekonomik olduğunu söyleyerek, bu tedbirlerin bir kısmının hemen yürürlüğe girebilecek durumda, bir kısmının ise yasal değişiklikler yapıldıktan sonra yürürlüğe girebilecek durumda olduğunu ifade etti ve mali tedbirler ile gerekçelerini şöyle sıraladı:

“Daha az maaş”

1.Kamu ve özel tüm çalışanlara uygulanan vergilerle ilgili muafiyetlerde yeni düzenleme yapılmıştır. Çalışanların asgari ücrete ilave olarak vergiden muaf olan brüt maaşlarının % 17’lik bölümü yüzde 10 indirilmiştir. Örneğin 2 bin TL maaş alan bir çalışan bundan böyle yaklaşık 22 TL daha az maaş alacak. Bu üst maaşlara çıkıldıkça artacak. 7 bin TL olan en üst düzeydeki maaşa bunun yansıması 142 lira olacak.

“Emeklilik ikramiyelerine dokunma söz konusu değil”

2.Emeklilik ikramiyelerine dokunulması söz konusu değildir. Ancak ‘herkesin mali gücüne göre vergi ödemekle yükümlü olduğu Anayasa kuralından’ hareketle sosyal adalet bakımından da meseleye yaklaşarak gelir vergisi yasasında yapılacak düzenlemelerle emeklilerin maaşlarından vergi alınması yoluna gidilecek. Ancak vergilendirme yapılırken 2 asgari ücret kadar kişisel indirimin yanı sıra % 10’luk bir de özel indirim uygulanacaktır. Örneğin 3 bin TL emekli maaşı alanların uğrayacakları kesinti 42 TL’dir. 6 bin TL emekli maaşı alanların maaşlarından ise yaklaşık 900 lira kesinti olacaktır. Bu düzenlemenin sigorta emeklilerini etkilemesi söz konusu değildir.

Faiz stopajı ve fiyat istikrar fonu

3.Bankalarda bulunan kişilere ait mevduatlardaki faiz stopajı % 8’den 10’a çıkarılıyor. Yani bankalarda bulunan mevduatlardan devletin aldığı pay artırılıyor.
4.İthal edilen alkollü içkilere uygulanan fiyat istikrar fonu litre başına 0.75 dolardan litre başına 1.5 dolara yükseltiliyor. Vergisiz Satış mağazalarına (Duty Free Shop) aktarılan alkollü içkilerden daha önce hiç bir vergi alınmazken artık alınacak. Bu çerçevede söz konusu içkilere yüzde 10 oranında özel harç uygulanacaktır.
5.Binek arabalarında da fiyat istikrar fonu artırılmıştır. Daha fazla dar ve orta gelirli insanlarımızın kullandıkları binek araçları olan 1650 cc’ye kadar olan arabalar için fon artırımı yapılmazken, 1650-2250 cc arasında motor hacmine sahip olanlar için fiyat istikrar fonu 2.5 dolardan 3.25 dolara, 2250 ile 3000 cc arasında olanlar için 4 dolardan 5 dolara ve 3000 cc üzerinde motor hacmi olanlar için ise 5 dolardan 7 dolara yükseltilmiştir. Yani büyük ve lüks arabaların fiyat istikrar fonu ciddi şekilde artırılmıştır. Araçlarla ilgili olarak gümrük vergilerinde de bir takım düzenlemeler yapılmıştır. Buna göre yine büyük motor hacmine yani 2000 cc’nin üzerinde motor hacmine sahip binek araçlarının vergilerinde üretildiği ülkeye bakılmaksızın bir denklik sağlanması yoluna gidiliyor. Burada bir anomali vardı ve şimdi düzeltiliyor. Bunun Devlet’e katkı sağlayacağı kesindir.

Şans oyunları vergisine artış

6.Müşterek bahis şirketlerinden şube başına alınan asgari vergi, stopaj ve şans oyunları vergilerine % 50 civarında artış getirilmiştir. Casinolarda oyun masa ve makinelerinden alınan asgari vergi, stopaj ve şans oyunları vergilerine de yaklaşık %20’şer artış getirilmiştir.

Ek mesai ödenekleri

7.Ek mesai olayına da yine toplumsal adalet açısından ve ülkemizin geldiği nokta bakımından yaklaşarak yeni bir yasal düzenleme getirilmesi kararlaştırılmıştır. Buna göre hafta arası ek mesai ödenekleri bire 1.1 olarak uygulanacaktır. Bu eskiden bire 1.5 idi. Hafta sonları ve resmi tatillerde ise bire 1.5 olarak uygulama yapılacaktır. Bu eskiden bire 2 idi.

Çalışma saatleri

8.Mesai konusunda getirmek istediğimiz düzenlemelerde ise iki seçenek var. Birinci seçeneğe göre yaz kış haftalık çalışma saati 38 olacak, ikinci düzenlemeye göre ise şimdi 5 ay olan yaz mesaisi uygulanan dönem 3 aya indirilecek. Hükümetimiz tüm çalışanların yanı sıra, eğitimi ve trafiği de ilgilendiren bu konuda ilgili tüm çevrelerle temas ederek bir haftaya kadar hangi seçeneği uygulayacağına karar verecektir. Şu anda ağırlık tek tip mesai uygulanmasındadır. Bunun ekonomik ve sosyal büyük yararlar sağlayacağı görüşündeyiz. Anımsanacağı üzere bazı sendikalarımızın yaptırdığı kamuoyu araştırmalarında gerek çalışanlar gerekse halk tarafından tek mesai uygulamasına % 80’lere varan bir destek olduğu ortaya çıkmakta idi.”

Tarım sektörü

Başbakan Küçük, tarım sektörüyle ilgili konuşurken ise, sektörün önemini vurguladı. Bakanlar Kurulu’nun tarım ve hayvancılığı ilgilendiren kararlarını anımsatan Küçük, alınan kararları şöyle sıraladı:

“2008 yılının kurak geçmesinden ötürü hayvan besleyicilerine kuraklık için verilmekte olan sütün litresine 0.12 TL destek primi kaldırılarak hayvan besleyicilerinden alınmakta olan soğuk inek sütünün alım fiyatı litre başına 0.80 TL’den 0.90 TL’ye; sıcak inek sütünün fiyatı litresine 0.72 TL’den 0.84 TL’ye; soğuk koyun sütünün alım fiyatı litre başına 1.40 TL’den 1.52 TL’ye; sıcak koyun sütünün fiyatı litresine 1.26 TL’den 1.38 TL’ye; soğuk keçi sütünün alım fiyatı litre başına 1.00 TL’den 1.06 TL’ye; sıcak keçi sütünün fiyatı litresine 0.90 TL’den 0.96 TL’ye yükseltildi. Soğuk inek sütünün imalatçıya satış fiyatı litre başına 0.72 TL’den 0.84 TL’ye; sıcak inek sütünün fiyatı litre başına 0.70 TL’den 0.83 TL’ye; soğuk koyun sütünün satış fiyatı litre başına 1.26 TL’den 1.39 TL’ye; sıcak koyun sütünün satış fiyatı litre başına 1.22 TL’den 1.35 TL’ye; soğuk keçi sütünün satış fiyatı litre başına 0.90 TL’den 0.97 TL’ye; sıcak keçi sütünün fiyatı litre başına 0.87 TL’den 0.94 TL’ye yükseltildi. Süt ürünlerinin ihracatının devamlılığını temin amacıyla hellim, kaşar, beyaz peynir ve arap tipi peynire verilmekte olan navlun desteği miktarları da yeniden düzenlendi. Türkiye Cumhuriyeti’ne ihraç edilmekte olan hellim için navlun desteği kilosuna 2.00 TL’den 2.50 TL’ye; kaşar peyniri için kilo başına 1.50 TL’den 1.80 TL’ye; beyaz peynire ise kilo başına 1.00 TL’den 1.50 TL’ye yükseltildi. Üçüncü ülkelere ihraç edilmekte olan hellim için navlun desteği kilo başına 2.40 TL’den 2.70 TL’ye, arap tipi peynir için ise kilo başına 2.20 TL’den 2.30 TL’ye yükseltildi. Ayrıca, yarından itibaren hayvancılığa uygulanmakta olan mazot desteği uygulamasına son verilmiş olup, hayvan başına Doğrudan Gelir Desteği ödemesi uygulamasına başlanacak. Bu kapsamda, elektronik kimliklendirme işlemi tamamlanarak Veteriner Dairesi’ne kaydını yaptıran büyükbaş hayvan üreticilerine 2010 yılı için hayvan başına 15.00 TL; Veteriner Dairesi’ne kayıtlı bulunan küçükbaş hayvan besleyicilerine 2010 yılı için damızlık hayvan başına ise 10.00 TL destek yapılacak.

“KTHY’nin THY’den koparılması büyük hata oldu”

Başbakan İrsen Küçük, Kıbrıs Türk Hava Yolları konusunda konuşurken ise, Kıbrıs Türk Hava Yollarının özellikle bir dünya markası haline gelen Türk Hava Yolları’nın ortağı olma fırsatını iki kez kaybettiğini kaydetti. 2005 yılında THY’de ve dünya havacılığında yaşanan gelişmeler iyi etüt edilmeden KTHY’nin Türk Hava Yolları’ndan koparılmasının büyük bir hata olduğunu dile getiren Küçük, şöyle devam etti:

HAVA-SEN’e suçlama

“İkinci büyük hata ise maalesef Hava Sen yetkililerinin tavrı nedeniyle yaşanmış ve 5 ay önce Türk Hava Yolları ile başlatılan KTHY’nin önce kurtarılması sonra THY ile ortaklık içine sokulması çabaları akamete uğratılmıştır. Anımsanacağı üzere Anavatan Türkiye bize KTHY’nin yeniden yapılandırılması için 20 milyon dolar vermeyi kararlaştırılmış bunun ilk bölümü olan 10 milyon dolar sendika da ortaya konulacak tedbirlere evet diyeceği için alınmıştır. Ne var ki sendika daha sonra yüze 15’lik kesintiyi ileri sürerek mutabakatı imzalamaktan kaçınmış ve Türk hava Yolları ile işbirliğine ciddi bir darbe vurmuştur. Bunun arkasından 137 kişinin CAS’a aktarılması yoluna gidilmiş, Türkiye’den bu yapılması halinde 10 milyon dolar daha alınması karara bağlanmıştır ancak ne yazık ki yine sendikanın dayatması sonucu bu 137 kişi geri alınınca THY ile ipler kopmuştur. Hükümet 1 yıl içinde KTHY 42 milyon TL aktarmış durumda idi ancak sürdürülebilirlik sağlanamamıştır. Bu noktada başka çarelere yönelindi ve malum süreç yaşandıktan sonra Atlas Jet’le protokol imzalandı.”

ATLASJET’le imzalanan protokol

Küçük, Atlasjet’le yapılan protokolü da özetledi:

1-Hükümet olarak KTHY isminin yaşatılması kararlılığımız olup uçuşlarına yeni şirketin kurulmasını müteakip Yeni Kıbrıs Türk Hava Yolları olarak devam edecektir.
2-Bu ortaklık anlaşması %50 - %50 kar ortaklığı ve %49 - %51 hisse ortaklığıdır.
3-Bu ortaklık Atlasjet ile minimum 5 yıllığına yapılmış bir ortaklıktır.
4-CAS Yer Hizmetleri Şirketinde görevine devam edecek 132 personel ve yurt dışında çalışan 38 personel hariç kalan personelin %65’i işe alınacaktır. Genel olarak çalışan personelin 450 kişisi işine devam edecektir.
5-Tüm bilet kesmiş yolcularımız onurlandırılacak. Bu süreç içerisinde başka bir havayolu ile seyahat etmiş yolcularımıza (seyahat ettiği parkur) yeni bilet verilecektir.
6-12000 biletli yolcu Atlasjet tarafından ücretsiz taşınacaktır.
7-Yeni Kıbrıs Türk Hava Yolları en geç Mayıs 2011 tarihinde uçuşlarına başlayacaktır. Bu tarihe kadar tüm uçuşlar Atlasjet filosu ile ve Cyprus Turkish yazısı ile uçacaktır.
KTHY yeni ortaklık modeli ile yani Yeni KTHY olarak KKTC bayrağını ve CYPRUS TURKİSH ismini göklerde taşıyacak ve aynen THY ortaklık modelinde olduğu gibi ileriki yıllarda büyüyen gelişen ve kar eden bir havayolu olarak dünya havacılığına hizmet verecektir. Hükümetimizin temel hedefi kamu maliyesinin sıkıntılarının aşılması, istikrarlı kalkınan bir Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’dir.”

YSK’ya başvuru bugün

Başbakan İrsen Küçük, basın toplantısında seçim konusunda da konuştu ve soruları yanıtladı. Bu bölümde, 27 Haziran’da Gazimağusa’da bir milletvekilliği için yapılan seçim tartışmalarının hala devam ettiğine işaret eden Küçük, Ulusal Birlik Partisi’nin sandıkların açılıp, seçim sonuçlarının yeniden değerlendirilmesi başvurularının Gazimağusa İlçe Seçim Kurulu tarafından reddedildiğini; UBP’nin Yüksek Seçim Kurulu’na yarın yeniden başvuru hazırlığında olduğunu ifade etti. Küçük, Yüksek Seçim Kurulu’na Gazimağusa milletvekilliği seçimlerinin bir kez daha değerlendirilmesi, sandıkların açılıp yeniden sayım yapılması yönünde talepleri olduğunu, bu taleplerinde haklı olduklarına inandıklarını kaydetti. Beklentilerinin Yüksek Seçim Kurulu’nun taleplerine olumlu yanıt vermesi olduğunu vurgulayan Başbakan Küçük, “tüm isteğimiz, bu seçime hiçbir gölge düşmeden ülke tarihine geçmesi. Hak kiminse, hak hangi aday ve partininse ona verilmesidir. Yarın avukat ve hukukçularımız Yüksek Seçim Kurulu’na gerekli dosyaları sunmuş olacaktır” dedi.

“Sendikaların isteği doğrultusunda hareket etmek mümkün değil”

Başbakan İrsen Küçük, “sendikaların Bakanlar Kurulu’nda alınan kararı geri çekmesiyle ilgili hükümete bugüne kadar süre tanıdığını ve hükümetin bu konudaki tavrının ne olacağının” sorulması üzerine, hükümetin tavrının açık olduğunu vurguladı. “Hükümetin aldığı kararlar ayaküstü alınmış değildir. Bu kararların neden alındığını açıkladık. Bu tedbirler alınmadan ülke ekonomisini bir yere götürmek ve düzlüğe çıkmak mümkün değildir” şeklinde konuşan Başbakan İrsen Küçük, hükümetin her zaman sendikaların isteği doğrultusunda hareket etmesinin mümkün olmadığını vurguladı. Küçük, “KTHY’nin bu noktaya gelmesinde ilgili sendikanın çok büyük payı vardır. Hükümet kararlıdır ve bu şekilde devam edecektir” şeklinde konuştu.

“Sadece Serdar Denktaş’ın oyuyla ayakta durmuyoruz”

Hükümetin şu anda mecliste çoğunluğu olmadığı ve Demokrat Parti Genel Başkanı Serdar Denktaş’ın hükümete desteğini çektiği anımsatılarak, Bakanlar Kurulu’nun aldığı kararların Meclis’ten nasıl geçirileceğinin sorulması üzerine ise Başbakan İrsen Küçük, “biliyorsunuz biz Mecliste sadece Serdar Denktaş’ın güvenoyuyla ayakta durmuyoruz” dedi. Azınlık hükümetinin 31’la ayakta olduğunu, Serdar Denktaş yanında 3 milletvekilinin hükümete olumlu oy verdiğini anımsatan Başbakan Küçük, “hükümetimizin tedbirler konusunda parlamentodan yetki almasını bekliyoruz. Serdar Denktaş’ın kararlarını bilmiyorum, benim bildiğim kadarıyla bu(dün) akşam DP yetkili organları toplanacaktı. Bana böyle bir açıklama gelmedi. Serdar Denktaş DP’nin tek patronuysa ve yetkili organlarından karar almadan böyle bir söylemde bulunduysa, DP Denktaş’ın tek patronluğunda mı onu sormak lazım” dedi. Başbakan Küçük, hükümetin hala daha yeterli desteğe sahip olduğuna inanç belirtti.
Kıbrıs isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Powered by vBulletin® Version 3.8.0 Beta 1
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
@kibrisda.com Uzantılı Ücretsiz Mail
Sign up
Check e-mail